06 Mayıs 2010.
Şili açıklarında 6,4′lük deprem
Şili’nin kuzey kesimi ile Peru’nun güney kesimi 6,4 büyüklüğünde depremle sallandı.
Amerikan Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), depremin merkezinin Peru’daki Tacna kentinin 25 kilometre batı açıklarında, 11 kilometre derinlikte olduğunu bildirdi.
İlk belirlemelere göre Peru’da can kaybı bulunmadığı ifade edilirken, kıyı kesimindeki Arequpia’da insanların deprem nedeniyle evlerinden çıktığı kaydedildi.
Şili ulusal kriz kurumu yetkilileri ise ülkede ilk belirlemelere can kaybı veya maddi zararın bulunmadığını, tsunami uyarısının da verilmediğini bildirdi.
Yararlanılan Kaynak Sabah Gazetesi
06 Mayıs 2010.
Zafer Trabzon’un hasret Fener’in
Şanlıurfa’daki Ziraat Türkiye Kupası finalinde zafer Trabzon’un olurken, en son 1983′te kupayı kaldıran Fenerbahçe’ye yine hasret kaldı. Alex’in golüyle geri düşen bordo-mavili ekip Umut, Engin ve Colman’ın golleriyle kupayı 8. defa müzesine götürmeyi başardı
Kupa finaliyle Türkiye’nin mozaiği haline gelen Şanlıurfa’da gülen Trabzonspor oldu. Kazanmak için gol atmak doğal olarak öncelikli şart. Biraz daha baskılı görüntüyle başlayan Fenerbahçe’nin ilerleyen dakikalarda isabetli şut kısırlığı dikkat çekerken Trabzonspor zaman geçtikçe daha çok fırsat yakaladı ama kaçırdıkları ile herkesi şaşırttı. 6′da teke tekte kaleyi bulamayan Umut, 15 ve 18′de iki pozisyonu daha kullanamıyordu. Fenerbahçe ilk net fırsatını 35′te Alex’in ortasında Özer’le kullanamazken golün zor geleceği belliydi.
İki tablo vardı ortada. Biri her maç takımını bir kişi eksik bırakan Guiza’nın yokluğu, biri de inanılmaz kaçırdıklarıyla Umut. Ama maça renk veren de bu iki isim oluverdi.
İlk olumlu hareketini 55′te top kaparak yapan Guiza’nın ortasında Alex’in düzelterek boş köşeye bırakması ‘ustanın yeni bir dersi’ gibiydi. Geriye düşen Şenol Güneş’in talebeleri doğal olarak vites büyülttü. 61′de Colman direğe takıldı. Ve 66′da Selçuk’un ortasında Umut sahne aldı, kafayla beraberliği sağladı. Fenerbahçeliler ‘Yine mi?’ endişesi yaşarken bu hava sahaya da panik olarak yansıdı.
‘YİNE Mİ’ PANİĞİ İKİ GOL YEDİRDİ
79′da Colman’ın ortasında Burak’ın iki metreden topu ağlara nasıl gönderemediğini kimse anlayamadı. Ve 80′de Engin pozisyonu kendi kullanıp skoru 2-1 yaptı. Fenerbahçe’nin alenileşen paniğini uzatmalarda değerlendiren Colman bitiş düdüğünü bitiş golüne çeviriverdi. Şenol Güneş de 5 Mayıs 1996′daki unutamadığı üzüntünün rövanşını alıp camiasına kupayı hediye etti. Fenerbahçe ise… Artık onlar için tek çare lig kaldı…
Yararlanılan Kaynak : Sabah Gazetesi
05 Mayıs 2010.
‘MHP spor’ geliyor
MHP, ülkücü gençler için, “Türkgücü Ülküspor” adında bir spor kulübü kurdu
Ülkücü gençleri sokak kavgalarından uzak tutmak için, “silah değil bilgisayar kullanın” çağrısı yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu konuda yeni bir adım attı. Bahçeli, ülkücü gençler için, “Türkgücü Ülküspor” adında bir spor kulübü kurdurdu.
Bahçeli, ülkücü gençlerin spor sahalarına ineceğini, kurdukları spor kulübünün adının Türkgücü Ülküspor olduğunu belirterek, “Kulübün adında Türk kelimesinin geçmesi konusunda İçişleri Bak
anlığı’ndan bir mütalaa bekleniyordu. Olumlu yanıt geldi. Artık gençlerimiz için bir spor kulübü kurmuş bulunuyoruz” diye konuştu.
Kulübün beş ana dalda mücadele edeceğini kaydeden Bahçeli, bunları; “futbol, basketbol, voleybol, tekvando ve aikido” olarak sıraladı.
ATICILIK YOK
Bahçeli, kulüpte atıcılık spor dalının olup olmayacağı konusunda şunları söyledi: “Atıcılık spor dalı olmayacak. Farklı şekilde ilişkilendirme yapılması ve yanlış yorumlar çıkarılmasını istemiyoruz. Bu nedenle atıcılık spor dalı olmayacak. Beş ana dalla yetineceğiz. Şimdilik yönetim kurulu oluşuyor. Sonra spor dallarının yönetimleri ve direktörleri belirlenecek.
Şu an hocalarla temaslar sağlanıyor. Alanında profesyonel isimlerle görüşülüyor. Herhalde ilk olarak futbol takımında hızla yol alacağız. Bu takımlarımız amatör kümede rahatlıkla mücadele edebilecek seviyeye gelecek. Daha da ilerlemelerini arzu ediyoruz.”
AMBLEMİ BOZKURT
Bahçeli, kulübün ambleminin küçük bir bozkurt resmi olduğunu belirterek, “Kırmızı beyaz rekli Selçuklu motifinin ortasında, ay yıldız ve küçük bir bozkurt resmi bulunuyor” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Daha önce gençlerin sokakta kavga değil, eğitimlerinin gelişen dünyaya ayak uydurmasını istemiştik. Bu yönde başarılı da olundu. Şimdi gençlerimizin enerjilerini sokaklarda değil, sahalarda harcamaları için girişim başlattık. Bu konuda da başarıya ulaşacağımız kanaatindeyim” diye kornuştu.
Yararlanılan Kaynak : Posta Gazetesi
05 Mayıs 2010.
BARIŞMA YEMEKLERİ OLAYLI BİTTİ
Boşandıktan sonra 1.5 ay hiç görüşmeyen, yeni yeni oturup sorunlarını masaya yatırmaya başlayan Can Tanrıyar ile Petek Dinçöz’ün geçen hafta yedikleri yemek olaylı bitti.
Suada’ya yemeğe giden ikili konuşurken Dinçöz öfkelenip Tanrıyar‘a bağırmaya başladı: “Senin yüzünden hasta oldum, sağlığımı kaybettim. Beni aldattın, sana 10 yılımı verdim. Hayatımı mahvettin, bitirdin.” Ardından masadan kalkan Dinçöz, eski eşinin teknesine bindi ve kaptana “Beni eve bırak” dedi. Tanrıyar ise kaptana hareket etmemesi talimatı verdi ve Dinçöz’den de inmesini istedi. Ancak Dinçöz’ün öfkesi dinmedi. Yaklaşık 1 saat teknede oturan Dinçöz, bir süre sonra Sahil Güvenliği aradı. Sahil Güvenlik Suada’ya geldi. Tanrıyar, sakinleştirdiği Dinçöz’ü sonunda evine bıraktırdı.
Yararlanılan Kaynak : Milliyet Gazetesi