Adli Tıp’tan çifte tarife
Tecavüz mağduresinin ruh sağlığının tespiti için mahkemeye 1.5 yıl sonraya gün veren Adli Tıp, Bir tecavüz davasında ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti için muayeneye gönderilen mağdureye 1.5 yıl sonraya randevu veren Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (ATK), mahkemenin muayene tarihinin erkene alınması talebine olumsuz yanıt verdi.
Mahkeme de, tutuklu sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle sorunun çözümü için Adalet Bakanlığı’na müzekkere yazdı. Müzekkere bakanlık tarafından Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderilince kurum, 2 ay sonraya gün verdi.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ceza alt sınırını belirleyen ruh ve beden sağlığı muayenesi zorunluluğu yargıyı kilitliyor. ATK’nın muayene için gönderilen mağdurlara iş yoğunluğu nedeniyle 2 yıl sonraya kadar bir tarihe gün vermesi, birçok tutuklunun tahliye olmasına neden oluyor.
Tahliye edilmeyen sanıklar için de mahkemeleri bekleyen tehlike “adil yargılanma hakkının” ihlal edilmesi. Çünkü Ceza Muhakemeleri Kanunu’na göre tutuklulukta geçecek süre ağır ceza mahkemesinin göre-vine giren işlerde, en çok iki yıl.
‘Tarih öne çekilemez’
Yargıyı durma noktasına getiren bu durumun ilginç bir örneği de Afyonkarahisar’da yaşandı. Bir kadına tecavüz ettiği iddiasıyla Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanık hakkında karar verilmesi için mahkeme, ATK’dan mağdurun ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığına dair rapor istedi. Ancak ATK, mağdurenin muayenesi için 2011 yılının Ekim ayına randevu verdi. Mahkeme de, ATK’ya yazı göndererek tarihin geriye çekilmesini istedi. Fakat ATK’nın yanıtı “iş yükü nedeniyle tarihin öne çekilemeyeceği” oldu.
2 ay sonraya gün verdi
Bunun üzerine mahkeme örnek olabilecek bir uygulamaya gitti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, sanık bakımından “adil yargılanma hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’na müzekkere yazdı.
Müzekkerede, ATK’nın idari yapısından sorumlu olan bakanlıktan sorunun çözülmesi istendi. Bakanlık da yazıyı ATK’ya iletti. Mahkemenin “erken bir tarih” isteğini reddeden ATK, 1,5 yıl sonraya verdiği randevu tarihini, müzekkere yazılan dosyaya özgü olarak 2010 yılı Haziran ayının başına çekti.
‘YÜZDE 98’İN RUH SAĞLIĞI BOZULUYOR’
1. Ağır Ceza Mahkemesi üye Hâkimi Mehmet Gülçek, sadece bir dosyaya özgü durumun sorunu çözemeyeceğini yaklaşık 15 dosyada daha ATK’dan rapor beklediklerini söyledi. Cinsel istismar davalarında “beden ve ruh sağlığı” raporu istenmesinin mağduru bir kez daha mağdur ettiğini belirten Gülçek, “Adli Tıp uzmanlarına göre tecavüze uğrayan mağdurlardan yüzde 98’inin ruh sağlıkları bozuluyor. Kişilik yapısı itibariyle çok dirençli mağdurlar hakkında düzenlenen ‘ruh sağlığının bozulmadığına’ dair rapor, bu kişileri rencide edip ruh sağlıkları üzerinde bozucu etki yapmaz mı? Bu durum için mutlaka çözüm üretmek zorundayız” dedi. Gülçek, sorunun çözümü için ‘Tecavüze uğrayan kişinin ruh sağlığı bozulacaktır’ düşüncesiyle yasal düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti. Kanun maddesindeki ‘ruh ve beden sağlığı’ kıstasının kaldırılmasıyla ceza miktarı yönünden hâkime takdir hakkının tanınabileceğini ifade eden Gülçek, bir diğer çözüm olarak da Yargıtay’ın ATK’dan rapor alınmasına yönelik içtihatından vazgeçmesiyle birlikte üniversitelerdeki Adli Tıp Anabilim Dalı kürsülerinden rapor istenebileceğini belirtti.
Yararlanılan Kaynak : Milliyet Gazetesi
No related posts.